Ölüm Aylığında Eşlerin Durumu (5510 Sayılı Kanun Öncesi ve Sonrası)

Ölüm aylığına hak kazanılması için sigortalının öldüğü tarihte geçerli olan mevzuat hükümlerine dikkat etmek gerekir. Sigortalının ölümü ile dul kalan eşin ölüm aylığına hak kazanabilmesi için ölen sigortalı ile aralarında yasal bir evliliğin bulunması gerekmektedir. Resmi nikahsız olarak birlikte yaşamış olmak yahut dini nikahla evlenmiş olmak hak sahibi olma niteliği kazandırmaz. Dul eşin sigortalı olarak bir işte çalışması veya kendi sigortalılığı neticesinde aylık alması hak sahipliğini ortadan kaldırmaz sadece bağlanacak ölüm aylığı hissesini/miktarını azaltır. Dul eşin evlenmesi hak sahipliği sona erer ve aylığı kesilir ancak evlilik sona erdiği vakit talebe bağlı olarak ölüm aylığı yeniden bağlanacaktır.

506 Sayılı Kanuna Göre

Eşe ölüm aylığı bağlanmasında gereken şartlar 506 sayılı Kanun’un 66. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre 506 sayılı Kanun’un 66. Maddesinde;

  • Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken yahut malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
  • Bağlanmış bulunan malullük veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş,
  • 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş,

Durumda ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır. 01.10.2008 tarihinden önce ölen sigortalıların 900 gün hesabında borçlanılan tüm süreler dikkate alınır.

Ölüm aylığı bağlanmasında en önemli husus; eşler arasında resmi evlilik bağının bulunması gerekir. Eşin erkek veya bayan olup olmadığına bakılmaksızın aylığa hak kazanan dul eşe, sigortalı için hesaplanan aylığın % 50’si, aylık alacak çocuk yok ise % 75’i bağlanır.

1479 Sayılı Kanuna Göre

BAĞ-KUR sigortalılarının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölüm tarihine göre değişen şartlar vardır. Buna göre;

  • 10.1972 – 04.10.2000 tarihleri arasında ölenler için; 3 tam yıl yani 1.080 gün prim ödemiş olmak
  • 10.2000 – 07.08.2001 tarihleri arasında ölenler için; 5 tam yıl yani 1.800 gün prim ödemiş olmak
  • 08.2001 – 01.08.2003 tarihleri arasında ölenler için; 3 tam yıl yani 1.080 gün prim ödemiş olmak
  • 08.2003 – 30.09.2008 tarihileri arasında ölenler için; 5 tam yıl yani 1.800 gün prim ödemiş olmak

Şartının sağlanması gerekmektedir.

  • Ölüm tarihine göre değişen en az 3 veya 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olan,
  • Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken yahut hak kazandıktan sonra ölen,
  • Sigortalı iken geçirdiği iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen,

Sigortalıların hak sahiplerine yazılı talepleri halinde aylık bağlanır.

Eşin ölümü sonrası evlenmeyen dul eş başka bir koşul aranmaksızın ölüm aylığı almaya hak kazanır. Evlendiğinde aylığı kesilir, aylığın kesilmesine neden olan evlilik son bulunca aylık yeniden bağlanır. Aylığa hak kazanan dul eşe, sigortalı için hesaplanan aylığın % 50’si, aylık alacak çocuk yok ise % 75’i bağlanır.

5434 Sayılı Kanuna Göre

5434 sayılı Kanun’un 66. maddesinde belirtildiği üzere;

  1. Cumhurbaşkanı iken veya ayrıldıktan sonra ölenlerin,
  2. Fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla olanlardan ölenlerin,
  3. Emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı almaktayken (aylığı hak etmiş olmakla birlikte henüz bağlanmamış olanlar dâhil) ölenlerin,
  4. Vazifeden doğma sebeplerle ölenlerin veya aynı sebeplerden doğan kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi veya ameliyat sırasında ölenlerin,
  5. Erlerden vazifeden doğma sebeplerle veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi veya ameliyat sırasında ölenlerin,
  6. Erlerden vazife malullüğü aylığı almaktayken (aylığı hak etmiş olmakla birlikte henüz bağlanmamış olanlar dâhil) ölenlerin,
  7. Fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla olup da kesenekleri geri verilmemiş durumda olanlardan 61 yaşını doldurmadan ölenlerin,
  8. Vazife malullüğü geçtiğinden dolayı aylığı kesilmiş ve emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye tayin edilmemiş ve fiili hizmet müddetleri de 10 yılı doldurmuş bulunanlardan ölenlerin,

Ölüm tarihinde anılan Kanun hükümlerine göre aylığa müstahak dul eşine aylık bağlanmaktadır.

5434 sayılı Kanunun Ek 13. maddesinde iştirakçilerin hak sahiplerinin zor durumda kalmaları engellenmek istenmiştir. Ek 13. maddede; “Fiili hizmet süresi 5 yılı doldurduktan sonra vefat eden iştirakçilerin, ölüm tarihinde, başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malul ve muhtaç bulunan dul eşleri ile çocuklarına, yazı ile Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren 15 yıl hizmet süresi üzerinden 68. Maddedeki esaslara göre dul ve yetim aylığı bağlanır. Ancak, ölüm tarihinde 18 yaşını, orta öğrenimde 20 yaşını ve yüksek öğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış çocuklarda malullük şartı aranmaz. Bunların aylıkları, öğrenim durumları da göz önüne alınarak, yukarıdaki yaşları doldurdukları tarihi takip eden aybaşından itibaren kesilir. Şu kadar ki, bunlardan aylıklarının kesilmesi gereken tarihlerde başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malul ve muhtaç bulunanların aylıklarının ödenmesine devam olunur” hükmü yer almaktadır.

Dul karı ve koca için % 50’si, aylık alan yetimi bulunmayanların dul eşlerine % 75’i oranında dul aylığı bağlanır. Emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı alan veya iştirakçi olan dul eşe % 50 oranında dul aylığı bağlanarak ödenir. (5434/Md-68)

İştirakçi karı veya koca eşinden 30 yaş veya daha büyük ise ölümünde eşine yarı nispetinde aylık bağlanır. Ancak evlenme akdi en az 10 yıl evvel yapılmış veya çocukları olmuş ise bu indirme yapılmaz. (5434/Md-71)

Türk vatandaşlarıyla evlenmiş yabancı uyruklu karılara, Türkiye’de ikamet ettikleri sürece, mütekabiliyet esası da dikkate alınarak, değişik 68 inci maddedeki oranlara göre aylık bağlanır. (5434/Ek Md-59) Bu hüküm sadece devlet memurları ile evlenen yabancı kadınları kapsamaktadır. Yabancı erkeklerle evlenen kadın devlet memurlarının vefatında yabancı uyruklu erkekler bu kapsama girmezler.

5510 Sayılı Kanuna Göre

  • En az 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
  • Malullük veya yaşlılık aylığı almakta veya hak kazanmış, durumda iken
  • Bağlanmış bulunan aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş iken,

Ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır.

Ancak, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi, sigortalının GSS primi dahil sigortalılığından dolayı prim ve her türlü borcunun olmaması şartına bağlıdır.

5510 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının;

  1. a) bendi kapsamında hak sahibinin tutuklu ve hükümlü olarak ceza evlerinde hükümlü olarak çalıştırılması halinde ödenen kısa vadeli sigortalılık süresinde bile ölüm aylığını alabilir.
  2. b) bendi kapsamında hak sahibinin aday, çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim görmesi, meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulması halinde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerin bu staj zamanlarındaki sigortalılık hallerinde ödenen kısa vadeli sigortalılık süresinde bile ölüm aylığını alabilirler.
  3. e) bendi kapsamında hak sahibinin Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerin bu kursiyerlik süresindeki ödenen kısa vadeli sigortalılık süresinde bile ölüm aylığı almaya devam ederler.

Yukarıdaki 3 maddedeki sigortalılık halleri hariç olmak üzere 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaları halinde ya da kendi çalışmasından dolayı aylık/gelir bağlanması halinde ölen sigortalının hesaplanan aylığının % 50’si ölüm aylığı olarak bağlanır.

Eşin çalışmaması yahut kendi sigortalılığı nedeniyle aylık/gelir bağlanmamış olması halinde ise ölen sigortalının hesaplanan aylığının % 75’i ölüm aylığı olarak bağlanır.

Sigortalının dul eşi evlendiğinde, bağlanmış bulunan ölüm aylığı evlenme tarihini takip eden dönem başından itibaren kesilecektir. Aylığın kesilmesine neden olan evlenmenin, ölüm veya boşanma nedeniyle son bulması halinde, kesilmiş bulunan aylık eşin talebi üzerine yeniden bağlanacaktır.

Sonradan evlendiği eşinin ölümü nedeniyle, ikinci eşinden de ölüm aylığına hak kazanan dul eşe, bu aylıklardan tercih ettiği aylığı bağlanacaktır.

Sigortalının ölümü ile dul kalan eşe aylık bağlanabilmesi için, ölüm tarihinde sigortalı ile Türk Medeni Kanununa uygun olarak evlilik ilişkisinin bulunması gerekir. Dini nikahlı eşlere aylık bağlanmaz.

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki «
Sonraki »