İşe İade Sonrası Ödemeler ve Resmi Bildirimler

İşe iade neticesinde birtakım hesaplamalar ve resmi bildirimler yapılması hususunda genelde kafa karışıklığı olmaktadır. Makalemizin amacı, işe iade sonrasında hangi kalemlerin nasıl hesaplanması gerektiği ve bildirimler hakkında kafalardaki soru işaretlerini gidermektir.

İşe iade dava açma süresi

İş sözleşmesi feshedilen işçi, geçersiz olduğunu düşündüğü fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. Maddesine göre işe iade davası hakkına sahiptir.

Eğer işçinin iş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. Maddesine göre ihbar öneli verilerek feshedilirse dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlayacaktır.

İşe iade davası açmak için gereken şartlar

  • İşçinin, en az 6 aylık kıdemi olması
  • İşçinin, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması
  • İşçinin, işveren vekili statüsünde olmaması
  • İşyerinde çalışan sayısı 30 veya daha fazla olmalı

İşe iade sonrası işe başlama

İşe iade edilmesine karar verilen işçinin, 4 aylık süreye ait ücret ve diğer haklarını alabilmesi için kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurmalıdır yapması gerekmektedir.

İşçinin bu 10 günlük süre içerisinde işverene başvurmaması halinde, mahkemece geçersiz kabul edilen fesih geçerli hale gelecektir. İşverenin 4 aylık süreye ilişkin ücret ve diğer haklarını ödeme yükümlülüğü bulunmayacaktır. Dolayısıyla bu süreler için işverenin APHB düzenleme yükümlülüğü de bulunmayacaktır.

İşçinin, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması halinde;

  • İşverenin usule uygun daveti üzerine 1 ay içinde işe başlaması halinde, 4 aylık süreye ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin, işverenin davet yazısının işçiye tebliğ edildiği tarihi izleyen ayın 23’üne kadar verilmesi ve primlerin de aynı ayın sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.
  • İşe başlatılmaması halinde, 4 aylık süreye ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin işçinin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihi izleyen ayın 23’üne kadar verilmesi primlerin de aynı ayın sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.

İşe iade sonrası APHB

SSİY 108. Maddesinde 5. Fıkrasının d bendinde; “sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlaması halinde, davete ilişkin tebligatın alındığı tarihin veya işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı, izleyen ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödenmesi halinde yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilir.” hükümleri yer almaktadır. Bu nedenle kesinleşen işe iade davası sonucunda APHB düzenlenip düzenlenmemesi hususunda birkaç farklı durum söz konusudur.

1. Durum: İşçi, kesinleşen işe iade davası sonucunda mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde işe başlamak için işverene başvuru yapmazsa fesih geçerli hale gelir. İşçiye 4 aylık boşta geçen süre ücreti ödenmez ve bildirge düzenlenmez.

Örneğin; (X) sigortalısının iş akdi 10.04.2017 tarihinde işveren tarafından fesh edilmiştir. İşe iade talebi mahkemece kabul edilen (X) mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde işverene başvurma yapmamıştır. Bu durumda fesih geçerli hale gelir ve işveren tarafından APHB düzenlenmesine gerek kalmayacaktır.

2. Durum: İşçi, kesinleşen işe iade davası sonucunda mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde işe başlamak için işverene başvuru yapar, ancak işveren tarafından işe başlatılmazsa, APHB işçinin işe başlamak için başvurduğu tarihi izleyen ayın 23’üne kadar verilmesi ve primlerin de o ayın sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.

Örneğin; (X) sigortalısının iş akdi 10.04.2017 tarihinde işveren tarafından fesh edilmiştir. İşe iade talebi mahkemece kabul edilen (X) mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde 03.01.2018 tarihinde işverene başvurmuş ancak işveren tarafından işe başlatılmamıştır. Bu durumda işveren tarafından 2017 Nisan (20 gün), 2017 Mayıs (30 gün), 2017 Haziran (30 gün), 2017 Temmuz (30 gün), 2017 Ağustos (10 gün) olmak üzere ilgili dönemde olması gereken brüt ücreti üzerinden ek nitelikli APHB 2018 Şubat ayının 23’üne kadar verilmesi ve primlerin de Şubat ayının sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.

3. Durum: İşçi, kesinleşen işe iade davası sonucunda mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde işe başlamak için işverene başvuru yapar, işverende işçiye 1 ay içerisinde işe başlaması için yazılı tebliğ yapmasına rağmen işçinin işe başlamaması durumunda boşta geçen süre için 4 aylık ücret ödenmez ve bildirge düzenlenmez.

Örneğin; (X) sigortalısının iş akdi 10.04.2017 tarihinde işveren tarafından fesh edilmiştir. İşe iade talebi mahkemece kabul edilen (X) mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten 10 iş günü içinde 03.01.2018 tarihinde işverene başvurmuş ve işveren tarafından 15.01.2018 tarihinde (X)’e başlaması yönünde yazıyı tebliğ etmiştir. Ancak işçi, işe başlamamıştır. Bu durumda fesih geçerli hale gelir ve işveren tarafından APHB düzenlenmesine gerek yoktur.

4. Durum: İşçi, kesinleşen işe iade davası sonucunda mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde işe başlamak için işverene başvuru yapar, işverende işçiye 1 ay içerisinde işe başlaması için yazılı tebliğiyle 1 ay içerisinde işe başlaması durumunda, işverenin işçiye 1 ay içinde başlaması için gönderdiği yazının tebliğ edildiği tarihi izleyen ayın 23’üne kadar APHB verilmesi ve primlerin o ayın sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.

Örneğin; (X) sigortalısının iş akdi 10.04.2017 tarihinde işveren tarafından fesh edilmiştir. İşe iade talebi mahkemece kabul edilen (X) mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten 10 iş günü içinde 03.01.2018 tarihinde işverene başvurmuştur. İşveren, işçinin işe başlaması için 15.01.2018 tarihinde (X)’e başlaması yönünde yazıyı tebliğ etmiş olup, işçi 20.01.2018 tarihinde işyerinde çalışmaya başlamıştır. İşverenin, 2017 Nisan (20 gün), 2017 Mayıs (30 gün), 2017 Haziran (30 gün), 2017 Temmuz (30 gün), 2017 Ağustos (10 gün) dönemleri için APHB’ni 2018 Şubat ayının 23’üne kadar vermesi ve primlerini de ay sonuna kadar ödemesi gerekmektedir.

İdari para cezası

Bildirgeler belirtilen kanuni sürelerde SGK’ya verildiği takdirde, işveren sigorta prim teşviklerinden faydalanır ve prim ödemesini de teşvikli tutarlar üzerinden yapar. Ancak bildirge süresi dışında verilirse, teşviklerden yararlanma söz konusu olamaz ayrıca işverene 5510 sayılı Kanun’un 102. Maddesine göre “Belgenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında” idari para cezası uygulanır.

İşten Ayrılış Bildirgesi

İş akdinin geçersiz fesih olarak mahkemece hükmedilen kişilerin önceden verilen işten ayrılış bildirgeleri sigortalının işe iade sonucunda işe başlaması şartıyla iptal edilmesi gerekmektedir. Normal şartlarda işten ayrılış bildirgesi verme süresi içerisinde işten ayrılış bildirgeleri sistem üzerinden verilebilmektedir. Ancak işten çıkıştan itibaren 10 gün geçtikten sonra söz konusu iptal işlemi e-sigorta yoluyla yapılamayacağından dolayı SGK’ya bir dilekçeyle başvuru yapılmalıdır.

Ayrıca işe iadeyi kazanan sigortalı, kesinleşen işe iade kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü gün içerisinde işe başlamak için işverene başvurmaz yahut işverene başvuruda bulunup işverenin 1 ay içinde işçinin işe başlaması yönünde tebliğine rağmen işçi işe başlamazsa, fesih geçerli hale geleceğinden dolayı verilmiş işten ayrılış bildirgesi iptal olmayacaktır.

Konuyu bir örnekle açıklamak faydalı olacaktır

Hacer hanım bir işyerinde 20.02.2012 tarihinde işe girmiş ve 20.08.2016 tarihinde işten çıkarılmıştır. Çalışanın en son ücreti aylık brüt 4.000 TL olup, aylık yol ücreti brüt 200 TL, yemek ücreti brüt 300 TL’dir. Hacer hanım işten performansının iyi olmaması gerekçesiyle çıkarılmış olup kendisine 19.200 TL kıdem tazminatı ile 6.650 TL ihbar tazminatı ödenmiştir.

Hacer hanım 01.09.2016 tarihinde işe iade davası açmış ve mahkeme 15.02.2017 tarihinde çalışanın işe iadesine, boşta geçen 4 aylık süre ücreti ile diğer sosyal haklarının ödenmesine, ayrıca işe başlatılmaması durumunda 4 aylık işe başlatmama tazminatının ödenmesine karar vermiştir.

Davalı işveren kararı temyiz eder ve Yargıtay’ın temyiz incelemesi 10.05.2017 tarihinde sonuca bağlanır. Çalışanın işe iade kararı onanmıştır. İşe iade dosyası Yargıtay’dan 24.05.2017’de ilk derece mahkemesine gönderilmiş, Hacer hanımın avukatına da 05.06.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Hacer hanım 08.06.2017 tarihinde Noter kanalıyla işe müracaat dilekçesi göndermiş, dilekçe işyerine 12.06.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşveren, Hacer hanıma işe başlatmama kararını 19.06.2017’de Noter kanalıyla bildirmiştir.

Boşta geçen süre hesabı

Hacer hanımın işten çıkış tarihi 20.08.2016 olup, bu tarihi takip eden 4 ayda işyerinde çalışıyormuş gibi ücreti, yol ve yemek parası, varsa diğer hakları çalışana ödenir.

İşten ayrılmasının güncel tarihi 20.12.2016 olacaktır. 20.08.2016 tarihine kadar ki kümülatif gelir vergisi matrahı 20.000 TL ve Hacer hanım bekar bir personel olsun (AGİ hesabında dikkate alınacaktır).

Brüt ücreti: 4.000 TL / Brüt yol: 200 TL / Brüt yemek: 300 TL olup toplam brüt ücret 4.500 TL olarak hesaplama (Yemek parasının sigorta muafiyeti dikkate alınmadan) yapılacaktır.

DÖNEM

AĞUSTOS EYLÜL EKİM KASIM

ARALIK

Gün

11

30 30 30

20

Brüt Ücret

1.650,00

4.500,00 4.500,00 4.500,00

3.000,00

İşçi Payı

247,50

675,00 675,00 675,00

450,00

GV Matrahı

1.402,50

3.825,00 3.825,00 3.825,00

2.550,00

KGV Matrahı

21.402,50

25.227,50 29.052,50 32.877,50

35.427,50

GV Kesintisi

280,50

765,00 765,00 966,43

688,50

DV Kesintisi

12,52

34,16 34,16 34,16

22,77

Net Ücret

1.109,48

3.025,84 3.025,84 2.824,41

1.838,73

AGİ

(*)

123,53 123,53 123,53

123,53

Ödenecek Ücret

1.109,48

3.149,37 3.149,37 2.947,94

1.962,26

* Ağustos ayında 20 günlük ödemede AGİ hesaplanıp ödenmiş varsayıldığı için mükerrer ödeme olmaz.

Toplam ödenecek tutar = (1.109,48+3.149,37+3.149,37+2.947,94+1.962,26) = 12.318,42 TL

Bu 4 aylık döneme ait sigorta bildirimi ile prim ve vergi ödemeleri de ilgili Kurumlara yapılmalıdır.

İşe başlatmama tazminatı

İşveren, 19.06.2017 tarihinde Hacer hanımı işe başlatmayacağını bildirmiştir. Bu tarih hesaplamada önem arz etmektedir çünkü işe başlatmama tazminatını hesaplarken dikkate alınacak ücret bu tarihte emsal işi yapan işçinin ücretidir. 19.06.2017 tarihinde emsal işçi ücreti brüt 4.500 TL olsun.

İşe başlatmama tazminatı sadece kök ücret üzerinden yapılır, ek ödemeler dahil edilmez.

Tazminat hesabı; 4.500 * 4 ay = 18.000 TL bu tutardan sadece damga vergisi kesilir.

18.000 – 136,62 = 17.863,38 TL net ödenecek işe başlatmama tazminatıdır.

Önemli Not: Kıdem ve ihbar tazminatına esas alınacak ücret, işveren tarafından işçinin işe iade talebinin kabul edilmediği tarih itibariyle olması gereken ücret üzerinden belirlenmesi ve kıdem tazminatı tavanının aşılması halinde, işçinin işe kabul edilmediği tarihteki kıdem tazminatı tavanı esas alınması gerekecektir.

İşe kabul edilmeyen tarih 19.06.2017 ve bu tarihteki kıdem tazminatı tavanı 4.426,16 TL dir.

Kıdem ve ihbar tazminatı

Yeni çıkış tarihi 20.12.2016 olmuştur ve çalışanın kıdemi 4 ay daha artmıştır. İşçiyi işe başlatmama tarihi 19.06.2017’de emsal işçi ücreti brüt 4.500 TL + yol 200 TL + yemek 300 TL yani yeni brüt ücret: 5.000 TL olmuştur.

Yeni net kıdem tazminatı 21.240,76 TL, ilk fesihte ödenen kıdem tazminatı 19.200 TL’dir. Ödenecek fark kıdem tazminatı 2.040,76 TL’dir.

Yeni ihbar tazminatı 6.742 TL, ilk fesihte ödenen ihbar tazminatı 6.650 TL’dir. Ödenecek fark ihbar tazminatı 92 TL’dir.

Yıllık izin

Hacer hanımın işe giriş tarihi 20.02.2012, yeni işten çıkış tarihi 20.12.2016 olduğundan ve yeni yıllık izin hakkedişi olmadığından ötürü hesaplama yapılmayacaktır. Ancak izin hakkedişi olsaydı ve hesaplaması yapılsaydı emsal işçi ücreti üzerinden hesaplama yapılacaktır.

Netice itibariyle Hacer hanıma ödenecek tutar;

4 ay boşta geçen süre;              12.318,42 TL

İşe başlatmama tazminatı;         17.863,38 TL

Kıdem tazminatı farkı;                 2.040,76 TL

İhbar tazminatı farkı;                        92,00 TL

Toplam ödenecek tutar;            32.314,56 TL

 

Yargıtay kararları

Karar-1: “…Somut olayda davacının süresi içinde işverene işe başlamak için başvuruda bulunduğu, davalı işverence de işe davet edildiği ve başlatıldığı, ancak boş bir odaya alınıp iş verilmediği, bilgisayar şifresinin açılmadığı, yemek kartının yüklenmediği, satış için müşterilerinin devredilmediği, davacının daha önce imzalamadığı için işverenin iş akdinin feshine konu ettiği iş koşullarını değiştiren ve cezai şart koşulu bulunan “Rekabet Yasağına İlişkin Sözleşme” nin işverence davacıdan imzalamasını istediği ve bu sözleşmeyi imzalamaması üzerine tekrar işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davacı davalı işverence zahiren işe başlatılmış olsa da fiilen işe başlatılmadığından davalı işveren, daha önceki fesih sebebini yerine getirmediği gerekçesiyle, davacının iş sözleşmesini yine aynı gerekçeyi göstererek, şeklen yeniden fesih yapmış gibi görünse de işçi aynı şartlarda işe başlatılmadığından, işe başlatılmayan işçi işe başlatmama tazminatına hak kazanacaktır. İşe başlatmama tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsiz olmuştur.” (7.HD. 2013/9287 E. 2013/11565 K. 19.06.2013)

Karar-2: ““…Somut olayda, taraflar arasındaki iş akdi 07.04.2009 tarihinde işveren tarafından feshedilmiştir. Davacı işçinin Sincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/236 esas-2007/529 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu işe iade davası kabul ile sonuçlanarak kesinleşmiştir. Davacının 28.01.2011 tarihli ihtarname ile işe başlatılması hususunda başvuruda bulunması üzerine, davalı işveren 14.02.2011 tarihli ihtarnamesinde davacıyı işlen ayrılmadan önce çalışmakta olduğu konumda ve ücretle (danışma/sekreter olarak net 799,95 TL maaşla) işe başlatılacağını belirterek işe davet etmiştir. Dosya içerisinde ki belgelerin incelenmesinde, davacının ilk fesih tarihinde net 750,00 TL ücret ile çalıştırıldığı ve emsal nitelikteki işçi A. Y.’ın aynı tarihte aylık net 743,00 TL ücret aldığı görülmektedir. Davacının işe davet edildiği tarih olan 2011 yılı Şubat ayında ise, emsal işçi olan A.Y.’ın aylık net ücretinin 902,00 TL olduğu davalı işveren tarafından bildirilmiştir. Bu durumda, davacının 2011 yılı itibari ile geçerli olacak ücretinden daha düşük bir ücretle işe davet edildiği ve işverenin işe davetinde samimi olmadığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağı talepleri yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.” (22.HD. 2012/16503 E. 2013/5618 K. 19.03.2013)

Karar-3: “…İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret, ihbar ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden davalıların davacıya deneme süreli ve belirli süreli iş sözleşmesi imzalatmak istediği anlaşılmaktadır. Ayrıca daha önce yaptığı işten farklı bir işte çalışmasının istendiği de bellidir. Bu nedenle davalının davacıyı gerçekten işe başlatma iradesinin olmadığı anlaşıldığından davalının davacıyı işe başlatmadığı kabul edilerek davacının icra takibine konu ettiği tazminat ve alacaklarının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” (9.HD. 2009/10334 E. 2010/17404 K. 10.06.2010)

Karar-4: “…Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi davalının alt işveren olarak üstlendiği, asıl-alt işverenlik ilişkisinin sonlandırılması nedeni ile feshedilen davacı tarafından davalı ile birlikte asıl işveren karşı açılan işe iade davasında, asıl-alt işveren arasındaki sözleşmenin sona erdiği kabul edilmekle birlikte davacının davalı alt işverenin başka işyerlerinde değerlendirilebileceği, son çare olması ilkesi uyarınca feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmiştir. İşe iade kararı kesinleşen davacı işe başlatılmak üzere davalı işverene başvurmuştur. Davalı işveren, asıl-alt işveren ilişkisi sona erdiği ve davacının daha önceki işine başlatılması olanağı olmadığı halde, işe davet ihtarında kendi adresini belirtmeden ve asıl işvereni de davet eden işveren olarak belirterek, gönderdiği yazıda “İşe iade talebinin kabul edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde işe başlaması gerektiği, işe başlaması halinde kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının boşta geçen süre ücretinden mahsup edilerek tahsil edileceği” ihtarında bulunmuştur. Görüldüğü gibi işe iade talebi kabul edilmesine rağmen, davacının nerede hangi işyerinde, hangi işte ve hangi şartlarla işe başlatılacağı açıklanmamıştır. İşe davet ihtarında davalı işveren yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, davacı işçi nerede, hangi işyerinde ve hangi şartlarla işe başlatılacağını bilmediğinden, usulüne uygun yapılmayan davete icabet etmemekte haklıdır. Kaldı ki davacı karşı ihtar ile bu durumu işveren bildirmiştir. Davacının işe başlatılmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağının kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.” (9.HD. 2012/31511 E. 2013/18700 K. 17.06.2013)

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki «