Eğitim Masrafının İşçiden Talep Edilmesi

Günümüz iş hayatında “Bilgi” nin önemi o kadar arttı ki bütün işletmeler çalışanlarının bilgili, eğitimli ve donanımlı olmasını istemektedir. Ancak bu durum her işletme için gerçek olamamaktadır. Gerçek olan işverenlerin de iş hayatındaki konumlarını görüyoruz. İyi konumlara gelen ve gelmek isteyen işletmeler çalışanlarının bilgili olmasını, çağın gereklerini ayak uydurmasını, yaptığı işte daha iyi olmasını sağlamak için bir takım eğitim olanakları sağlamaktadır. Örnek olarak yabancı dil, kişisel gelişim, mesleki gelişim eğitimlerini söyleyebiliriz. Tabi ki işletmeler bu eğitimler için birçok maliyete katlanmakta ve eğitim alan çalışanlarının öğrendiklerini işletme için kullanmasını, katkı sağlamasını haklı olarak beklemektedirler. Çalışanların da hakkaniyet ve sadakat çerçevesinde öğrendiği bilgileri ve deneyimleri işletmeleri için kullanması önem arz etmektedir. İş hayatı bu işte, her zaman iki taraf sadakat sözüne bir takım nedenlerden dolayı sadık kalamıyor. Bu durumda da deyim yerindeyse kılıçlar çekiliyor… Netice mi? elbette iş mahkemelerinde bitiyor.

Eğitim şart

İşverenler, çalışanlarına eğitim vermeyi ve bu şekilde onların becerilerini geliştirerek kendilerine daha fazla fayda sağlamalarını amaçlamaktadır. Çalışanlar, alınan eğitimler ve kazanılan tecrübeler ile ileriki iş yaşamında aranan isim haline gelebileceği gibi, ücret talebini de öğrendiği yeni beceriler sayesinde yükseltebilir. Bundan dolayı işverenler, çalışanlarına eğitim verdiklerinde buna ilişkin bir cezai şart öngörerek eğitimden sonra belirli bir süre işletmede çalışması şartını öne sürme hakkına sahipler.

Sözleşme delildir

İşverenlerin işçilere verdikleri eğitimin sonunda belirli bir süre çalışmaya devam etmeleri şartı koymaları halinde bu sürenin ve gerekli bilgilerin işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve işçinin de bu bilgilendirmeyi imzalayarak kabul etmesi gerekiyor. İş sözleşmesinde bu yönde bir hüküm varsa işçi eğitimin sonunda gerekli süre kadar işyerinde çalışmaya devam etmezse eğitimin maliyetlerine katlanmak durumunda kalabilir.

Sadakat borcu unutulmamalı

Yargıtay’a göre işçiye işverence verilen eğitim, işçinin işyerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, bu eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür. İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belli bir süre iş görmesi işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir. Verilen eğitimin karşılığında yüklenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile orantılı olması gerekir.

İspat ve maliyet

İşçiye verilen eğitimin karşılığında işverence yapılan masraflar o işçiye özgü olmalı ve işveren tarafından yazılı delille ispatlanmalıdır. İş sözleşmelerinde, işçi aleyhine eğitim karşılığı cezai şart düzenlemesine yer verilmesi durumunda, sadece işveren tarafından belgelenen eğitim masrafları işçiden geri alınabilmektedir. Bu durumun doğal sonucu olarak, işçiye eğitim verildiği konusunda ve katlanılan eğitim masrafları ile ilgili olarak ispat yükü işverene aittir. İşveren sadece belge ile kanıtlayabileceği ve fiilen yapılmış olan eğitim masraflarını işçiden talep edebilir. Yargıtay konu ile ilgili olarak “Davacı taraf eğitim gideri olarak harcama yaptığını ispatladığı takdirde bu tür eğitim giderlerine davalı işçinin çalıştığı süre, eğitimden yararlanan sayısı dikkate alınarak ve oranlanarak davalıya düşen eğitim giderine hükmetmek gerekir.”  hükmünü getirmiştir.

İş akdinin işçi tarafından feshinde

İşçinin, iş akdini, İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenen işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri nedeniyle feshetmesi durumunda cezai şart yürürlüğe girmeyecektir.

  • İşçinin, iş akdini, İş Kanunu’nun 17. maddesine göre bildirimli feshetmesi durumunda cezai şart ödemesi gerekir.
  • İşçinin, iş akdini herhangi bir neden göstermeden derhal feshetmesi durumunda cezai şart ödemesi gerekir.
  • İşçinin, iş akdini, İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenen işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri nedeniyle feshetmekle birlikte, işverenin konu hakkında Yargı yoluna başvurması sonucunda, işçi tarafından yapılan feshin, İş Kanunu’nun 24. maddesine göre yapıldığı iddia edilen fesih nedeninin mahkeme tarafından doğrulanmaması durumunda işçinin cezai şart ödemesi gerekir.

İş akdinin işveren tarafından feshinde

  • İş akdinin, işveren tarafından, İş Kanunu’nun 25/2. maddesinde belirtilen “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” nedenlerinden birine dayanarak feshedilmesi halinde işçinin cezai şart ödemesi gerekir.
  • İş akdinin, işveren tarafından, İş Kanunu’nun 17. maddesine göre feshedilmesi halinde işçiden cezai şart ödemesi istenemez.
  • İş akdinin, işveren tarafından, İş Kanunu’nun sağlık nedenleri ile feshi düzenleyen 25/1. maddesine göre ve zorlayıcı nedenlerle feshi düzenleyen 25/3. maddesi hükümlerine göre feshedilmesi durumunda işçiden cezai şart ödemesi istenemez.

Talep edilebilecek eğitim masrafları;

  • Eğitim kuruluşlarına yapılan harcamalar
  • Eğitmene yapılan harcamalar
  • Eğitim materyalleri için yapılan harcamalar
  • Eğitime yönelik ulaşım ve eğitim mekânı harcamaları

Not: Eğitim süresinde işçiye ödenen ücretler (normal ücret) işçiden geri alınamaz. İşçinin normal çalışma saatleri dışında bu eğitime katılmış olması durumu değiştirmez.

Yargıtay Kararı-1

…Somut olayda; davacı banka tarafından dosya içerisine ibraz edilen eğitim giderlerine ilişkin listenin incelenmesinde, toplam 8 aylık eğitim dönemi için öğrenci başına düşen toplam maliyet 19.912.00 TL olarak gösterilmiştir. Toplam maliyetin belirlenmesine esas listede, reklam giderleri, öğrenci maaşları, beklenmeyen giderler gibi eğitim giderlerinden kabul edilemeyecek miktarlarla birlikte, bankacılık okulunda konaklayan öğrenciler için yapılan, konaklama, gece ekibi, hizmetli (temizlik ve yatakhane) giderleri, konaklayanlar için yemek gideri, elektrik, su giderleri gibi kalemler yer almakta olduğu anlaşılmıştır. Davalı eğitim gördüğü dönemde Ankara’da ikamet etmesi nedeni ile bankacılık okulunda konaklamamıştır. Bu durumda okulda konaklayan öğrenciler için yapılan giderler ile reklam giderleri, beklenmeyen giderler gibi eğitime yönelik olup olmadığı belirlenmeyen masraflar ve bu dönemde davalıya ödenen aylık ücretlerin eğitim giderine dahil edilmesi hatalıdır. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. (9. HD. 2010/307 E. 2012/8436 K. 14.03.2012)

Yargıtay Kararı-2

…Davalının banka tarafından eğitime gönderildiği ve yapılan eğitim giderlerinden davalının payına düşen bölümün talep edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içine konulan belgeler ve bu belgeler üzerinde inceleme yapan bilirkişinin davalıya verilen eğitim karşılığı davalıya yapılan masrafların belirlendiği görülmektedir. Bilirkişinin hesaplaması belgelere dayandığından ve davalının çalıştığı ve çalışmadığı süre orantılanarak talep edilen miktar olarak belirlenmiş olduğundan bu miktara hükmedilmesi gerekirken isteğin reddedilmesi hatalıdır. (9.HD. 2006/1619 E. 2006/7172 K.)

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki «
Sonraki »